Dr.Aysun Akalın... 112’de DOKTOR VE ANNE OLMAK

ahmetbeyler

New member
Dr.Aysun Akalın... 112’de DOKTOR VE ANNE OLMAK
Pandemi döneminin tüm dünyayı etkisi altına alması sağlıkçıların hayatımıza olan etkisi bir kez daha gözler önüne serildi. Pandemi öncesinde doktorluk mesleğini yapmak isteyenlerin oranı,pandemi sonrasında bir o kadar daha arttı. 112 Acil çağrı merkezinde 14 senelik kariyeriyle her gün çeşitli vakalara koşup hayat kurtaran Dr Aysun Akalın ile mesleğinin inceliklerini konuştuk. Kocaelikoz’a konuşan Aysun Hoca evli ve 10 yaşında bir erkek çocuk sahibi. Evlendiği tarih ile kariyerinin başlandığı dönemin aynı olduğunu öğrendiğim Doktor Aysun Akalın’ın enerjisi bulunduğu yeri adeta hapsediyor. Olumlu enerjisinden kaçmanız hemen hemen imkansız. Bunu kendisine söylediğimde; “ bunun için bir çabam yok, yaptığım mesleğimi hücrelerimle hissederek yapıyorum, bundan olsa gerek” diyerek, kendisine bir kez daha hayran bırakmayı sağladı. Kocaeli acil Merkezinde Eğitim Koordinatörlüğü işini yürüten Aysun Hocaya” Doktorluk başlı başına zor bir meslek, siz zorun da zorunu yapıyorsunuz, soğukkanlılığınızı nasıl koruyorsunuz” diyorum. - Dediğiniz gibi, mesleğime ilk başladığım yıllardaki heyecanım, şu andada devam ediyor. Çünkü biz işimizi yaparken vakaların hepsi ayrı olduğu için, bize ihtiyaç duyan vakaların durumu benzerlik göstersede, hasta “ilk”leri yaşıyor. onlar için çok şey fark ediyor. bunun bilinci ile tekrar tekrar aynı şeyi yaşamak, önemini yitirmiyor. - Empati yapıyor musunuz? - Elbette, o an o sedyede olan benim annem, babam, kardeşim olabilir diyorum. Ve her seferinde bilinçaltım bana bunu hatırlatıyor. Hasta yakınları durumun şoku ile farklı davranabiliyor ancak biz hem işimizi yapmak hem de hislerimizi dondurmak durumundayız. Ne yaşıyorsak içimizde yaşıyoruz. Muhabbetimizi sürdürürken 112 acil merkezi çardağında Aysun Hanımın eşi beliriyor. Göz göze gelmelerinden anlaşılıyor, birbirlerine düşkünlükleri. Fakat Aysun Hoca hiç istifini bozmadan Profesyonelliğinden taviz vermeden devam ediyor konuşmasına. “evet, nerede kalmıştık” bakışlarının ardından hemen soruyorum. anlatır mısınız, yaşadığınız duygu durumlarını? Biz vakaya gittiğimizde önceden bize bilgi veriliyor. İntihar mı? kurşunlama mı? kesik mi? yangın mı? trafik kazası mı? Buna göre hazırlığımızı yapıyoruz. O an “keşke şunu yapsaydım” düşüncesi kafanızda olamaz. Anlık karar vermek ve onu azami eyleme çevirmek zorundasınız, çünkü “hayat memat meselesi” dedikleri işte tam da bu. O an vakanın yerinde bende olabilirdim diye düşünüyorum. Ve bu his bana her zaman yardım ediyor. İnsanların Hayatlarını kurtarmak; bu muazzam bir his. Gerçekten bunu anlatacak söz yok. Halini tavrını gördükçe Aysun Hocanın mesleğindeki olan başarısına şaşırmamak gerektiği kanısına varıyorum. Ve evet; “beni türk hekimlerine emanet edin” cümlesini Ata’ya kurduran Doktorlarımızdan biri ile daha enerji silkülasyonuna girmiş olan beni bir derece daha taşıyor sanki bir yerlere. Anneliğini soruyorum Dr Aysun Akalın’a. -Ben bu hayatta Birçok güzel şey yaptım, hepsini çok iyi yapabildim mi bilemem. Ama anneliği çok güzel yaptum. Oğlum Aras benim hayatım. Bunu öylesine söylemiyorum. Evlenmenizle meslek kariyeriniz kesişmiş. çok zor olmalı. İkisini aynı anda götürmek? -Eşim Erdem Akalın mesleki zorunluluktan ötürü 4 sene Muş’ta görev yapmak zorunda kaldı. Babam bizi küçüklükten beri erken kalkmaya alıştırdı. “günün hakkını verimini geç kalkan alamaz, işinizi çok sevin, iş adamı çarpar” derdi. Öyle büyüttü bizi. Gebeliğiniz döneminde de çalıştınız sanırım. - İzne çıktıktan iki gün sonra doğum yaptım. bebeğim 34 haftalık dünyaya geldi. Doğumum zor oldu. Gebelik hipertansiyonu,gebelik zehirlenmesi ile mücadele ettim. Prematüre bebeğime bakmak hayatımın dönüm noktalarından biriydi. Sonraki süreç nasıl oldu? işe hemen geri dönebildiniz mi? -Çok sürmedi mesleğime geçmek. Ailem Trabzondaydı, Eşimin ailesi de Hatay’da olduğu için, bebeğime bakması için bakıcı tuttuk. İki yaşından itibaren Aras kreşe başladı. Ben yapabileceğim ne varsa sonuna kadar yapıyorum. Vazgeçmek benim fıtratımda yok. 112 istasyonunda kokutada çalıştım. iki seneye yakın Başhekim yardımcılığı yaptım. Şimdi hayat kurtarıp, Hemde hayat kurtaracakları eğitiyorum. Kasım ayından beri Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde kurulan covid kriz koordinasyonunda acil Sğlık Hizmetlerini temsil ediyorum. 7-24 çalışıyorum şu anda. Ne zaman yoğun bakım talebi olacak; hangi hastanede kriz durumu var bunlarla ilgileniyorum. Telefonum sürekli açık. gece kaç olursa olsun telefona cevap veriyoruz. Biz koiti pozitif çıkmış, ilaçlarını almış ve sonradan ağırlaşmış hastalar ile de ilgileniyoruz. Bizim özel günümüz diye bir şey yok. Bayramlar, yılbaşları özel günleri kutlama durumları bizde pek yaşanmaz. Eşim de sağlıkçı olduğu için, nöbetler çatışınca kutlamaları geç yapıyoruz. Anneler günü nasıl geçiyor? - Eşim bu gün kovit yoğun bakımda nöbetçi. Oğlum Aras kendisi hazırlamış hediyesini. Bana sarılması, hediyesini vermesi yaşadığımız bütün zorlukları unutturuyor. Annelerin hepsi çocukları ile arasının iyi olması için çaba harcar. Siz de durumlar nasıl? -Erken büyüdü oğlum Aras. Heryere beraber gidiyorduk. İş yerimde, Kuaförümde, alışverişte. O kadar alışmıştı ki okuma yazma bilmeden kalp ritimlerini tanıyor durumdaydı. Stateskop oyuncağı olmuştu. Gerisini siz düşünün. Hep söylerim dünyayı kadınlar kurtaracak. Bu kadar fedakarlık ve bu denli meslek aşkı. Ve anneliğin, ne olduğu bilinci,bir insanda hepsinin toplanmış olması verilen en güzel nimet. Şahsında tüm sağlıkçı annelerin anneler gününü Kocaeli koz olarak kutluyoruz. Teşşekürler Aysun Hoca…..

kocaelikoz.com ADRESİNDEN ALINTIDIR
 
Üst