4 yıl üniversite mezunu askere ne olarak gider ?

Defne

Global Mod
Global Mod
4 Yıl Üniversite Mezunu Askerlik Süreci: Farklı Bakış Açıları ve Gerçek Hikâyeler

Merhaba forumdaşlar,

Bugün sizlerle çok konuşulan bir konuyu masaya yatırmak istiyorum. 4 yıl üniversite mezunu birinin askere gitmesi… Bu süreç, hem gençlerin hayatındaki dönüm noktalarından birini oluşturuyor hem de ailelerin ve arkadaşların kafasında çeşitli sorulara neden oluyor. Askerlik, erkeklerin toplumdaki rolünü pekiştirdiği bir deneyim olsa da, üniversite mezunu olmanın bu deneyimi nasıl şekillendirdiği konusunda bazen karmaşık bir tablo karşımıza çıkabiliyor.

Hadi gelin, bu süreçte neler yaşandığını birlikte keşfedelim. Verilerle, örneklerle ve insan hikâyeleriyle zenginleştirerek adım adım ilerleyelim.

Eğitim Durumunun Askerlik Sürecine Etkisi

Üniversiteyi bitiren birinin askere gitme süreci, diğer askerlik durumlarına göre daha farklı bir yol izler. Üniversite mezunu gençler, ilk etapta iki ana kategoride değerlendirilebilir: bir kısmı "yedek subay" olarak, diğer kısmı ise "yedek astsubay" olarak askerliğe başlar.

Yedek Subaylık, üniversite mezunu olanların çoğu için en prestijli yol olarak kabul ediliyor. Ancak, yedek subay olmanın getirileri de olduğu gibi zorlukları da bulunuyor. Askerlik görevi süresince liderlik becerilerini geliştiren yedek subaylar, bir taraftan askeri eğitim alırken, diğer taraftan teorik ve pratik bilgiye dayalı kararlar vermek zorunda kalıyorlar.

Bunun bir örneğini, geçtiğimiz yıllarda tanıştığım Ahmet’ten alalım. Ahmet, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni bitirip, yedek subay olarak askere gitmeye karar vermişti. Girdiği subay okulundaki eğitim, onun özgüvenini artırmıştı ancak askerlik boyunca yaşadığı duygusal ve toplumsal çalkantıları da göz ardı edemeyiz. Ahmet, hayatındaki bu büyük değişimi bir "kişisel gelişim fırsatı" olarak gördüğünü söylese de, eğitim sürecindeki zorluklar ve psikolojik baskılar hakkında da açık sözlüydü. Bu durum, özellikle yükseköğrenim görmüş kişilerin askerlikteki psikolojik yükünü ortaya koyan bir örnek.

Yedek Astsubaylık ise, üniversite mezunu gençlerin tercih edebileceği bir diğer seçenek. Burada da eğitim almış olan askerler, genellikle teknik birimlerde görev alıyor. Astsubaylar, profesyonel asker olarak görev yapar ve pratikte önemli bir sorumluluğa sahiptirler. Örneğin, Melih, Elektrik Mühendisliği mezunu olarak yedek astsubaylık görevini yerine getirdi. Melih, görevini büyük bir sorumlulukla yaparken, subaylarla arasındaki hiyerarşi farkını hep hissetmişti. Bununla birlikte, mesleki bilgi birikiminin, askerliğe nasıl entegre olduğunu ve eğitiminin ona sağladığı avantajları sıklıkla dile getiriyordu.

Erkeklerin Pratik ve Sonuç Odaklı Bakış Açısı

Askerlik, erkeklerin çoğu için, toplumsal baskı ve ailelerinin beklentileriyle şekillenen bir deneyimdir. Erkekler genellikle bu sürece pratik bir bakış açısıyla yaklaşır. Eğitimli olmanın, askerlik sürecini kolaylaştırdığına inanırlar, ancak "tutulacak doğru yol" konusunda tereddüt edebilirler.

Verilere göre, üniversiteyi bitirip askere giden erkeklerin büyük bir kısmı, askerlik sonrası iş hayatına dair beklentilerini oluştururken, askerlik deneyiminin bu beklentileri nasıl şekillendireceğini öngöremeyebiliyor. Bazı erkekler, "askerlik bitti, geri dönüp ne yapacağız?" sorusuyla karşı karşıya kalıyorlar. Sonuç odaklı düşünen bu kesim, askerlik sonrasında daha fazla sorumluluk ve iş fırsatları beklentisine giriyor.

Ahmet’in bir başka örneği üzerinden bu durumu daha net bir şekilde açıklayalım. Ahmet, subaylık eğitiminde aldıkları komuta ve liderlik eğitimi sayesinde, askerlik sonrasında iş dünyasında liderlik pozisyonlarına gelmeyi hedefliyordu. Ancak gerçekte, iş dünyasında subaylık yaptığı sıradaki “otoriter” tavırları, kendisini insan ilişkilerinde zor durumda bırakmıştı. Burada askerliğin sunduğu liderlik becerilerinin, beklediği sonucu tam olarak vermediği bir gerçekti.

Kadınların Duygusal ve Topluluk Odaklı Yaklaşımı

Askerlik sürecine giren üniversite mezunu gençlerin, kadınların bakış açıları farklı bir boyuta taşınır. Kadınlar genellikle askerlik sürecini daha duygusal ve topluluk odaklı ele alır. Birçok kadın, askerliğin sadece fiziksel bir deneyim değil, aynı zamanda toplumsal bir yükümlülük olduğunu düşünür.

Kadınlar, askerlik hakkında daha çok duygusal ve empatik bir yaklaşım sergileyebilir. Kadınların, askerliğin getirdiği sorumluluklar karşısında gösterdiği tavır, erkeklerden daha farklı olabiliyor. Birçok kadın, askere giden yakınlarıyla empati kurar ve onların ruhsal hallerine daha duyarlı olur. Bu durum, toplumsal anlamda da askerlik deneyiminin nasıl algılandığını farklı bir şekilde yorumlatır.

Örneğin, Zeynep, Psikoloji bölümünden mezun olduktan sonra askere gitmiş bir kadındı. Zeynep, askerlik sürecini önce toplumsal sorumluluk sonra kişisel gelişim fırsatı olarak görüyordu. Ancak, askerdeki arkadaşlarıyla kurduğu bağlar ve yaşadığı duygusal deneyimler, onu farklı bir bakış açısına yönlendirmişti. Zeynep, askerliğin sadece bir görev değil, aynı zamanda hayatı yeniden keşfetme ve insan ilişkilerini geliştirme fırsatı sunduğunu vurguluyor.

Sonuç: Askerlik ve Eğitimden Sonraki Adımlar

Askerlik süreci, her birey için farklı sonuçlar doğurur. Eğitimli olmak, bu süreçte pek çok zorlukla başa çıkma noktasında avantajlar sunarken, kişisel gelişim açısından önemli fırsatlar da yaratıyor. Fakat, tüm bu deneyimler her bireyde farklı şekillerde iz bırakıyor. Hem erkeklerin hem de kadınların, askerliğe farklı bakış açılarıyla yaklaşması, toplumsal cinsiyet ve askerlik algısı üzerine önemli bir tartışma yaratıyor.

Tartışma Başlatma: Askerlik Sürecini Farklı Bakış Açılarıyla Yaşadınız mı?

Sizler de askerlik sürecini bir üniversite mezunu olarak yaşadınız mı? Askerlik deneyiminiz sırasında kendinizi nasıl hissettiniz? Erkeklerin ve kadınların askerlik sürecine farklı bakış açılarını nasıl yorumluyorsunuz? Fikirlerinizi ve deneyimlerinizi paylaşarak bu tartışmaya katkıda bulunabilirsiniz.
 
Üst