4. Fideleri gereksiz yere taşımak: Papaver rhoeas fidelerinin şaşırtılmaya hassas olması nedeniyle doğrudan ekim genellikle daha güvenlidir. RHS
5. Gölge bir yere ekmek: Gelincik güneşli konumlarda daha iyi gelişir. RHS
Bence burada en önemli çıkarım şu: Gelincikte başarıyı artırmak için daha fazla müdahale etmek yerine, doğru başlangıç koşullarını oluşturmak gerekiyor.
Fideler çıktıktan sonra ne yapılmalı?
Fideler belirginleşmeye başladıktan sonra en önemli işlem seyreltmedir.
Tohumları çok sık serptiyseniz bir süre sonra aynı alanda onlarca küçük fide görülebilir. Hepsini bırakmak cazip gelse de bitkiler büyüdükçe alan yetersiz kalabilir.
RHS de Papaver rhoeas kültivarlarında fidelerin gerektiğinde seyreltilmesini tavsiye ediyor. RHS
Seyreltme yaparken amaç bütün fideleri sökmek değil, güçlü görünen bitkilere yeterli alan bırakmaktır.
Burada bahçıvanın sabrı önem kazanıyor. İlk günlerde “hiçbir şey olmuyor” gibi görünen toprak, birkaç hafta sonra birden yeşil fidelerle dolabilir.
Gelincik her yıl yeniden çıkar mı?
İşte bu sorunun cevabı gelinciği sevdiren özelliklerden biri.
Eğer bitkilerin bir kısmının tohum oluşturmasına izin verirseniz, dökülen tohumlardan sonraki dönemde yeni bitkiler ortaya çıkabilir. RHS de Papaver rhoeas kültivarları için bazı bitkilerin tohuma bırakılmasını ve bunun sonraki yıl için yeni bitkiler sağlamasına izin verilmesini öneriyor. RHS
Bu nedenle gelincikte “çoğaltma” ile “kendi kendine yenilenme” arasında güzel bir ilişki var.
İlk yıl 10 bitki yetiştirip bunların bir bölümünün tohum oluşturmasına izin verirseniz, sonraki sezon aynı noktada yeniden gelincikler görebilirsiniz. Elbette bu, tohumların toprağa ulaşmasına, uygun koşullar bulmasına ve diğer bitkilerle rekabet edebilmesine bağlıdır.
Bu durum özellikle doğal görünümlü bahçeler açısından değerlidir. Her yıl bütün alanı yeniden düzenlemek yerine bitkinin kendi yaşam döngüsüne biraz alan bırakabilirsiniz.
Gelincik çoğaltırken erkek ve kadın bakış açılarını nasıl dengeleyebiliriz?
Bu konuda “erkekler pratik düşünür, kadınlar duygusal düşünür” gibi kesin yargılar kurmak doğru olmaz. Bahçecilik tercihleri biyolojik cinsiyetten çok kişisel deneyim, amaç ve yaşam tarzıyla ilgilidir.
Ama forum tartışmalarında iki farklı yaklaşımın birlikte ele alınması faydalı olabilir.
Bir kişi için önemli olan sonuç olabilir: “Kaç tohum ekmeliyim, kaç tanesi çıkar, ne zaman çiçek görürüm ve sonraki yıl tekrar yetişir mi?”
Başka biri için ise bahçenin sosyal ve duygusal tarafı öne çıkabilir: “Çocuklarla birlikte tohum toplamak güzel olur mu?”, “Bahçedeki doğal görünüm bozulmadan gelincikleri nasıl artırırım?”, “Arılar ve diğer canlılar açısından bu alanın değeri nedir?”
Aslında bu iki yaklaşım birbirinin karşıtı değil.
Pratik açıdan doğru ekim yöntemi uygulanmadan estetik sonuç alınamaz. Sosyal ve ekolojik açıdan bitkinin yaşam döngüsünü anlamadan da sürdürülebilir bir bahçe oluşturmak zorlaşır.
Bu nedenle benim önerim, “kaç tane gelincik elde ederim?” sorusunu “nasıl daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir gelincik alanı oluştururum?” sorusuyla birlikte düşünmek.
Gelincik çoğaltmanın ekolojik tarafı
Gelincik sadece dekoratif bir bitki değildir. Kırsal alanlarda ve doğal görünümlü bahçelerde çiçekli bitkilerin bulunması, genel olarak böceklerin beslenme kaynaklarının çeşitlenmesine katkıda bulunabilir.
RHS de Papaver rhoeas için yaban hayatı bahçelerini ve yabani çiçek çayırlarını uygun kullanım alanları arasında sayıyor. RHS
Burada ekoloji açısından ilginç bir nokta var: Bahçeyi aşırı steril hale getirmek yerine bazı bitkilerin doğal biçimde tohum vermesine izin vermek, bahçenin mevsimsel döngüsünü daha görünür hale getirir.
Bu, şehir bahçeciliği açısından da önemli. Küçük bir balkon saksısında birkaç gelincik yetiştirmek yalnızca görsel bir tercihken, daha geniş bir bahçede gelincikleri diğer kır çiçekleriyle birlikte düşünmek farklı bir ekosistem yaklaşımı oluşturabilir.
Gelincik tohumuyla ilgili önemli bir ayrım
“Gelincik” adı altında farklı Papaver türleri bulunduğu için tohum satın alırken bilimsel isme bakmak iyi bir alışkanlıktır.
Burada özellikle Papaver rhoeas ile başka Papaver türlerinin birbirine karıştırılmaması gerekir. Örneğin RHS'nin Papaver rhoeas sayfası bu bitkiyi “common poppy” olarak tanımlıyor ve çoğaltma yöntemini tohum olarak veriyor. RHS
Dolayısıyla paket üzerinde yalnızca “poppy” veya “gelincik” yazmasına güvenmek yerine, mümkünse bilimsel adı kontrol etmek daha sağlıklı.
Ayrıca süs bitkisi olarak yetiştirilen türler arasında yasal durumları ve kullanım amaçları farklı olabilecek bitkiler bulunabildiğinden, satın alınan tohumun tam türünü bilmek hem botanik hem de hukuki açıdan daha doğru bir yaklaşımdır.
Ben olsam nasıl çoğaltırdım?
Kırmızı kır gelinciği (Papaver rhoeas) çoğaltacak olsam yöntemi mümkün olduğunca basit tutardım:
1. Güneş alan, suyu tutmayan bir alan seçerdim.
2. Toprağın üst kısmını ince şekilde gevşetirdim.
3. Tohumları doğrudan nihai yetişme alanına serperdim.
4. Tohumları derine gömmek yerine yüzeye yakın bırakırdım.
5. İlk dönemde toprağın tamamen kurumasına izin vermeden ama çamurlaştırmadan kontrollü sulardım.
6. Fideler çıktıktan sonra çok sık olanları seyreltirdim.
7. En sağlıklı bitkilerin bir bölümünü tohuma bırakırdım.
8. Tohum kapsüllerinin kurumasını bekleyip gelecek sezon için tohum toplardım.
Bu yaklaşımın güzel tarafı, bir sonraki yıl işin giderek kolaylaşabilmesidir. İlk sezon biraz daha fazla emek gerekir; sonrasında ise bitkinin kendi tohum döngüsünden yararlanabilirsiniz.
Forumda asıl tartışılması gereken soru: Gelincik mi yetiştiriyoruz, yoksa küçük bir ekosistem mi kuruyoruz?
Bence gelincik çoğaltma konusunun en ilginç tarafı burada başlıyor.
Bir bitkinin nasıl çoğaltılacağını öğrenmek teknik bir mesele gibi görünür: tohum, toprak, su, güneş ve zaman.
Fakat işin içine tohumların gelecek yıl yeniden ortaya çıkması, böceklerin çiçekleri ziyaret etmesi, bahçenin görünümünün değişmesi ve insanların bu alanı kullanma biçimi girdiğinde konu botanikten ekolojiye, oradan da şehir yaşamına uzanıyor.
Bu yüzden forumda sadece “kaç günde çıktı?” sorusunu değil, şu soruları da tartışmaya değer buluyorum:
Siz gelincik tohumlarını doğrudan bahçeye mi ekiyorsunuz, yoksa saksıda mı başlatıyorsunuz?
Kendi topladığınız tohumlarda sonraki yıl aynı kırmızı rengi koruyabildiniz mi?
Gelincikleri tamamen kontrol altında tutmak mı daha iyi, yoksa bazılarını kendi kendine tohumlanmaya bırakmak mı?
Sizce doğal görünümlü bir bahçede birkaç gelincik mi daha güzel duruyor, yoksa farklı kır çiçekleriyle birlikte daha geniş bir alan mı?
Kaynaklar
- Royal Horticultural Society (RHS), Papaver rhoeas – yetiştirme ve tohumla çoğaltma bilgileri. RHS
- Royal Horticultural Society (RHS), Papaver rhoeas 'Flanders' – doğrudan ekim, seyreltme, şaşırtma ve tohuma bırakma bilgileri. RHS
- Royal Horticultural Society (RHS), Papaver rhoeas 'Amazing Grey' – güneş, iyi drenaj ve doğrudan ekim bilgileri. RHS
- Royal Horticultural Society (RHS), “Propagation techniques” – tohumla ve vejetatif çoğaltmanın temel prensipleri. RHS
- Royal Horticultural Society (RHS), “How to Sow Seeds Outdoors” – açık alanda tohum ekimi ve ekim derinliği prensipleri. RHS
- Royal Horticultural Society (RHS), “How Plants Reproduce” – tohum oluşumu, çimlenme ve bitkilerde üreme süreçleri. RHS
5. Gölge bir yere ekmek: Gelincik güneşli konumlarda daha iyi gelişir. RHS
Bence burada en önemli çıkarım şu: Gelincikte başarıyı artırmak için daha fazla müdahale etmek yerine, doğru başlangıç koşullarını oluşturmak gerekiyor.
Fideler çıktıktan sonra ne yapılmalı?
Fideler belirginleşmeye başladıktan sonra en önemli işlem seyreltmedir.
Tohumları çok sık serptiyseniz bir süre sonra aynı alanda onlarca küçük fide görülebilir. Hepsini bırakmak cazip gelse de bitkiler büyüdükçe alan yetersiz kalabilir.
RHS de Papaver rhoeas kültivarlarında fidelerin gerektiğinde seyreltilmesini tavsiye ediyor. RHS
Seyreltme yaparken amaç bütün fideleri sökmek değil, güçlü görünen bitkilere yeterli alan bırakmaktır.
Burada bahçıvanın sabrı önem kazanıyor. İlk günlerde “hiçbir şey olmuyor” gibi görünen toprak, birkaç hafta sonra birden yeşil fidelerle dolabilir.
Gelincik her yıl yeniden çıkar mı?
İşte bu sorunun cevabı gelinciği sevdiren özelliklerden biri.
Eğer bitkilerin bir kısmının tohum oluşturmasına izin verirseniz, dökülen tohumlardan sonraki dönemde yeni bitkiler ortaya çıkabilir. RHS de Papaver rhoeas kültivarları için bazı bitkilerin tohuma bırakılmasını ve bunun sonraki yıl için yeni bitkiler sağlamasına izin verilmesini öneriyor. RHS
Bu nedenle gelincikte “çoğaltma” ile “kendi kendine yenilenme” arasında güzel bir ilişki var.
İlk yıl 10 bitki yetiştirip bunların bir bölümünün tohum oluşturmasına izin verirseniz, sonraki sezon aynı noktada yeniden gelincikler görebilirsiniz. Elbette bu, tohumların toprağa ulaşmasına, uygun koşullar bulmasına ve diğer bitkilerle rekabet edebilmesine bağlıdır.
Bu durum özellikle doğal görünümlü bahçeler açısından değerlidir. Her yıl bütün alanı yeniden düzenlemek yerine bitkinin kendi yaşam döngüsüne biraz alan bırakabilirsiniz.
Gelincik çoğaltırken erkek ve kadın bakış açılarını nasıl dengeleyebiliriz?
Bu konuda “erkekler pratik düşünür, kadınlar duygusal düşünür” gibi kesin yargılar kurmak doğru olmaz. Bahçecilik tercihleri biyolojik cinsiyetten çok kişisel deneyim, amaç ve yaşam tarzıyla ilgilidir.
Ama forum tartışmalarında iki farklı yaklaşımın birlikte ele alınması faydalı olabilir.
Bir kişi için önemli olan sonuç olabilir: “Kaç tohum ekmeliyim, kaç tanesi çıkar, ne zaman çiçek görürüm ve sonraki yıl tekrar yetişir mi?”
Başka biri için ise bahçenin sosyal ve duygusal tarafı öne çıkabilir: “Çocuklarla birlikte tohum toplamak güzel olur mu?”, “Bahçedeki doğal görünüm bozulmadan gelincikleri nasıl artırırım?”, “Arılar ve diğer canlılar açısından bu alanın değeri nedir?”
Aslında bu iki yaklaşım birbirinin karşıtı değil.
Pratik açıdan doğru ekim yöntemi uygulanmadan estetik sonuç alınamaz. Sosyal ve ekolojik açıdan bitkinin yaşam döngüsünü anlamadan da sürdürülebilir bir bahçe oluşturmak zorlaşır.
Bu nedenle benim önerim, “kaç tane gelincik elde ederim?” sorusunu “nasıl daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir gelincik alanı oluştururum?” sorusuyla birlikte düşünmek.
Gelincik çoğaltmanın ekolojik tarafı
Gelincik sadece dekoratif bir bitki değildir. Kırsal alanlarda ve doğal görünümlü bahçelerde çiçekli bitkilerin bulunması, genel olarak böceklerin beslenme kaynaklarının çeşitlenmesine katkıda bulunabilir.
RHS de Papaver rhoeas için yaban hayatı bahçelerini ve yabani çiçek çayırlarını uygun kullanım alanları arasında sayıyor. RHS
Burada ekoloji açısından ilginç bir nokta var: Bahçeyi aşırı steril hale getirmek yerine bazı bitkilerin doğal biçimde tohum vermesine izin vermek, bahçenin mevsimsel döngüsünü daha görünür hale getirir.
Bu, şehir bahçeciliği açısından da önemli. Küçük bir balkon saksısında birkaç gelincik yetiştirmek yalnızca görsel bir tercihken, daha geniş bir bahçede gelincikleri diğer kır çiçekleriyle birlikte düşünmek farklı bir ekosistem yaklaşımı oluşturabilir.
Gelincik tohumuyla ilgili önemli bir ayrım
“Gelincik” adı altında farklı Papaver türleri bulunduğu için tohum satın alırken bilimsel isme bakmak iyi bir alışkanlıktır.
Burada özellikle Papaver rhoeas ile başka Papaver türlerinin birbirine karıştırılmaması gerekir. Örneğin RHS'nin Papaver rhoeas sayfası bu bitkiyi “common poppy” olarak tanımlıyor ve çoğaltma yöntemini tohum olarak veriyor. RHS
Dolayısıyla paket üzerinde yalnızca “poppy” veya “gelincik” yazmasına güvenmek yerine, mümkünse bilimsel adı kontrol etmek daha sağlıklı.
Ayrıca süs bitkisi olarak yetiştirilen türler arasında yasal durumları ve kullanım amaçları farklı olabilecek bitkiler bulunabildiğinden, satın alınan tohumun tam türünü bilmek hem botanik hem de hukuki açıdan daha doğru bir yaklaşımdır.
Ben olsam nasıl çoğaltırdım?
Kırmızı kır gelinciği (Papaver rhoeas) çoğaltacak olsam yöntemi mümkün olduğunca basit tutardım:
1. Güneş alan, suyu tutmayan bir alan seçerdim.
2. Toprağın üst kısmını ince şekilde gevşetirdim.
3. Tohumları doğrudan nihai yetişme alanına serperdim.
4. Tohumları derine gömmek yerine yüzeye yakın bırakırdım.
5. İlk dönemde toprağın tamamen kurumasına izin vermeden ama çamurlaştırmadan kontrollü sulardım.
6. Fideler çıktıktan sonra çok sık olanları seyreltirdim.
7. En sağlıklı bitkilerin bir bölümünü tohuma bırakırdım.
8. Tohum kapsüllerinin kurumasını bekleyip gelecek sezon için tohum toplardım.
Bu yaklaşımın güzel tarafı, bir sonraki yıl işin giderek kolaylaşabilmesidir. İlk sezon biraz daha fazla emek gerekir; sonrasında ise bitkinin kendi tohum döngüsünden yararlanabilirsiniz.
Forumda asıl tartışılması gereken soru: Gelincik mi yetiştiriyoruz, yoksa küçük bir ekosistem mi kuruyoruz?
Bence gelincik çoğaltma konusunun en ilginç tarafı burada başlıyor.
Bir bitkinin nasıl çoğaltılacağını öğrenmek teknik bir mesele gibi görünür: tohum, toprak, su, güneş ve zaman.
Fakat işin içine tohumların gelecek yıl yeniden ortaya çıkması, böceklerin çiçekleri ziyaret etmesi, bahçenin görünümünün değişmesi ve insanların bu alanı kullanma biçimi girdiğinde konu botanikten ekolojiye, oradan da şehir yaşamına uzanıyor.
Bu yüzden forumda sadece “kaç günde çıktı?” sorusunu değil, şu soruları da tartışmaya değer buluyorum:
Siz gelincik tohumlarını doğrudan bahçeye mi ekiyorsunuz, yoksa saksıda mı başlatıyorsunuz?
Kendi topladığınız tohumlarda sonraki yıl aynı kırmızı rengi koruyabildiniz mi?
Gelincikleri tamamen kontrol altında tutmak mı daha iyi, yoksa bazılarını kendi kendine tohumlanmaya bırakmak mı?
Sizce doğal görünümlü bir bahçede birkaç gelincik mi daha güzel duruyor, yoksa farklı kır çiçekleriyle birlikte daha geniş bir alan mı?
Kaynaklar
- Royal Horticultural Society (RHS), Papaver rhoeas – yetiştirme ve tohumla çoğaltma bilgileri. RHS
- Royal Horticultural Society (RHS), Papaver rhoeas 'Flanders' – doğrudan ekim, seyreltme, şaşırtma ve tohuma bırakma bilgileri. RHS
- Royal Horticultural Society (RHS), Papaver rhoeas 'Amazing Grey' – güneş, iyi drenaj ve doğrudan ekim bilgileri. RHS
- Royal Horticultural Society (RHS), “Propagation techniques” – tohumla ve vejetatif çoğaltmanın temel prensipleri. RHS
- Royal Horticultural Society (RHS), “How to Sow Seeds Outdoors” – açık alanda tohum ekimi ve ekim derinliği prensipleri. RHS
- Royal Horticultural Society (RHS), “How Plants Reproduce” – tohum oluşumu, çimlenme ve bitkilerde üreme süreçleri. RHS